Katı, Sıvı, Gaz?

<< < (27/35) > >>

KimyageRberna:
Kâinattaki bütün maddeler ki yıldızlar, dünyamız, göktaşları, insan vs. atomlardan yaratılmıştır. Atomların bilinen 92 çeşidi vardır. En hafifi hidrojenden başlayarak en ağır atomlardan biri olan uranyuma kadar aşağı yukarı her kademede atom ağırlığına göre birçok element veya atom çeşidi yer alır. Güneşimiz saniyede 565 milyon ton hidrojen kullanılır. Bu hidrojeni yakarak kullanırken yeniden enerji elde edebilmek için hidrojeni helyum atomlarına dönüştürür. Bu sırada 560 milyon ton helyum meydana gelir ki 4-5 milyon ton da kaybı olur. İşte yıldızlar kullandıkları hidrojen atomunu füzyon yapmak suretiyle; yani iki atomu birleştirerek yaparlar. Bu sırada büyük bir basınç ve ısı ortaya çıkar. Helyum da birleşme suretiyle berilyuma, berilyumlar birleşerek karbon, oksijen vs. gittikçe ağır atomlara doğru giderler. Yani yıldızlar aşağı yukarı bir bakıma simya laboratuvarları gibi yani bir maddeden başka bir madde imal edebilecek laboratuvarlar şeklinde çalışırlar.

İlginçtir ki yıldızların bu işlemi demir atomuna kadar gelir. Demirde tıkanır kalır. Yani hiçbir yıldız demirden daha ağır olan atomu yapamaz. Zira kudreti yetmez. O basıncı, o enerjiyi temin edemez. Bir maddeden daha ağırını yapabilmek için büyük bir enerjiye ihtiyaç var. İşte demire geldiği zaman ve yakıtlar tükendiğinde yıldızların, büyük bir patlamayla hayatları son bulur. Bu patlama daha çok büyük yıldızlarda olmaktadır. Bir süpernovanın patlamasıyla içinde demire kadar olan madenler ve gazlar kâinata yayılır.Bu sırada kâinata salınan enerji korkunçtur. Yani yapılan hesaplara göre böyle bir yıldızın patlaması, bir güneşin verdiği ışının tam bir milyar katını vermektedir. Ama bu dağılma başka gezegenlerin oluşmasına yol açmaktadır.

Güneşimiz böyle bir süpernovanın bundan tahminen 5 milyar yıl evvel yani kâinat yaratılışından yine tahminen 10 milyar yıl sonra patlamasıyla yayılan gazlardan oluşmuştur. Süpernovanın daha ağır elementleri yani demiri, bakırı, oksijeni, karbonu, silisyumu gibi elementleri de gezegenleri oluşturmuştur. İşte bizim dünyamız da bu gezegenlerden biridir. Yani içinde bu 92 elementi barındıran bir gezegendir.

Prof. Dr. Cevat Babuna'nın kitabından alıntıdır.

Arkadaşlar bu kitabı okurken bu konuyla alakalı olabileceğini düşündüm ve eklemek istedim.

ÇEKİRDEK

Çekirdek iki türlü parçacıktan meydana gelir: Nötronlar ve protonlar.

Bozunma sonucu meydana gelen çeşitli parçacıklar (elektronlar, pozitronlar, mezonlar) ikinci derece etkilerden doğar. Proton pozitif yükü olan bir parçacıktır; nötron, elektrik yükü bulunmayan, kütlesi protonun kütlesinden biraz fazla olan bir parçacıktır.

Demek ki bir atom çekirdeği iki sabitle belirtilebilir.

Çekirdekteki protonların sayısı Z atom numarası veya sayısı denilen ve tabiattaki kimyasal elementler için, 1’den (hidrojen) 92’ye (uranyum) kadar değişen bir sayıdır. Bu sayı çekirdeğin Z x e değerindeki pozitif yükünü gösterir ve çekirdek etrafında dolanan elektron sayısını da verir. Bu sayı Mendeleiev sınıflandırmasının temelidir.

Çekirdeğin kütlesi hemen hemen tamamen A = Z + N toplam parçacık sayısına eşittir. (N, nötron sayısı) ve duyarlıkta (Z+N) X M değerindedir, çünkü proton ve nötronun M ve M’ kütleleri yaklaşık olarak eşittir. M, kütle birimi olarak alınırsa, bu A sayısına, incelenen elementin kütle sayısı denir.

Bugün kullanılmakta olan işaretlemede bir elementin sembolü yukarıda açıklanan hususlarla birlikte gösterilir. Aynı Z atom numaralı, N nötron sayıları farklı olan ve bundan ötürü kütle sayısı aynı olmayan elementler, buna karşılık birbirinin aynı kimyevi özelliklere ve pek yakın fiziki karaktere sahiptir. Bu hususlar o elementlerin aynı ismi almalarını ve sınıflandırmada aynı haneye yazılmalarını haklı gösterir. Bunlar izotopları meydana getirir. Böylece kurşunun, aynı Z=82 atom sayılı 9 izotopu bilinmektedir; bunlar için N nötron sayıları sırayla; 122, 124, 125, 126, 128, 129, 130, 132, 133’tür. Bu atomlardan bazıları tabiatta vardır; adi kurşun da bunların belli bir oranda karışımıdır;öyle ki, kütle sayılarının ortalaması olan bu tabii kurşunun atom sayısı 207,21’dir. Sadece yüz kadar farklı element bilindiği halde, halen ayırt edilmekte olan izotopların sayısı bine yaklaşır.

En basit çekirdekler, bir tek protondan meydana gelen hidrojen çekirdeği, bir proton ve bir nötrondan meydana gelen H veya D ağır hidrojen veya döteryum çekirdeği, sonra iki proton ve iki nötrondan meydana gelen helyum çekirdeğidir.

Tabii radyoaktiflik, uyartılmış element başkalaşmaları (transmütasyon), yapma radyoaktiflik, uranyum parçalanması (fisyonu), hidrojen birleşmesi (füzyonu), önceki teorilerle açıklanır. Kütle spektrografi sayesinde, atomların ve yabancı elementlerinin kütlelerini duyarlılıkla bulmak mümkündür. Böylece, oksijen atom kütlesinin 16 olduğu ağırlık sisteminde, protonunun kütlesi 1,00775, nötronunki de 1,00900 olarak bulunmuştur. Bir atom çekirdeği kütlesi, içindeki proton ve nötron kütleleri toplamına kesinlikle eşit olmayıp bu toplamdan biraz eksiktir. Böylece, oksijen çekirdeğinin kütlesi, hesap icabı 16,134 olmalıyken, ancak 16,00’dır. Böyle bir hesap adeta atomun kararlılığını ölçmeyi sağlar:atomlar arasında en kararlı olanlar, meydana gelirken en çok enerji miktarı çıkaranlardır.

Başkalaşma veya çekirdek tepkime deneyleri, çekirdeklerin boyutları hakkında bir fikir sağlamıştır. Çekirdeklerden en büyüğü olan uranyum çekirdeğinin parçalanmasında veya daha hafif parçacıklardan başlayarak bir helyum çekirdeğinin oluşumu sırasında böyle bir enerji elde edilir.

Çekirdekteki protonların ve nötronları birbirine bağlayan nükleer kuvvetler olmasaydı, eşit yüke sahip olan protonlar değil kenetlenmek, birbirlerine yaklaşamayacaklardı bile. Aynı şekilde nötronlarda çekirdeğe hiçbir şekilde bağlanamayacaklardı. Bunun sonucun da ise çekirdek dolayısıyla atom diye bir şey olmayacaktı.

tiplit:
Alıntı

Tabii radyoaktiflik, uyartılmış element başkalaşmaları (transmütasyon), yapma radyoaktiflik, uranyum parçalanması (fisyonu), hidrojen birleşmesi (füzyonu), önceki teorilerle açıklanır. Kütle spektrografi sayesinde, atomların ve yabancı elementlerinin kütlelerini duyarlılıkla bulmak mümkündür. Böylece, oksijen atom kütlesinin 16 olduğu ağırlık sisteminde, protonunun kütlesi 1,00775, nötronunki de 1,00900 olarak bulunmuştur. Bir atom çekirdeği kütlesi, içindeki proton ve nötron kütleleri toplamına kesinlikle eşit olmayıp bu toplamdan biraz eksiktir. Böylece, oksijen çekirdeğinin kütlesi, hesap icabı 16,134 olmalıyken, ancak 16,00’dır. Böyle bir hesap adeta atomun kararlılığını ölçmeyi sağlar:atomlar arasında en kararlı olanlar, meydana gelirken en çok enerji miktarı çıkaranlardır.

Bu paragraftan anlaşılacağı üzere tek bir atomun bir ağırlığı, kütlesi (dolayısıyla hacmi) var. Bu kütleyi de yapan nötron ve protonlar. Yani bunlar elle tutulur gözle görülür şeyler (biz göremesek de).

Atom modellerine göre tek bir atom katı olsun, sıvı olsun, gaz olsun atomun yapısı değişmiyor hep aynı: Nötron + Proton + Elektron.

Kütlesi ve ağırlığı olan bir varlığa biz nasıl olurda "sen katı değilsin, sıvı değilsin, gaz değilsin," diyebiliriz?

Diğer paragraflara ileride tekrar döneriz. Her paragraf için sorulacak o kadar çok soru var ki!...

tiplit:
Bu ayki Tübitak Bilim Teknik Dergisi'nde konu ile ilgili çok güzel cevaplar var. Orada atomun KATI olduğu yazıyor.

Ehhh bu da bir cevap...

tiplit:
Alıntı sahibi: simyaci85 üzerinde Kasım 02, 2008, 05:37:44 ÖS

Bir maddeyi katı sıvı ve gaz yapan sıcaklık ve basınç değerleridir. Ortamın basınç ve sıcaklığının artıp azalmasına göre moleküllerin birbirlerine yaklaşıp uzaklaşmasına göre yoğunlaşır veya gazlaşır. Yani bütün bunların olabilmesi için sıcaklık ve basınç değerlerinin değişimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu faktörler etkiler maddenin hallerini...

Bence 1 tane molekülünde katımı sıvımı gazmı olacağı yine ortam şartlarına ve oluşan kimyasal tepkimede açığa çıkan veya harcanan enerjiye bağlıdır. Şunu biliyorum tepkimeler direk katı ortamında olmayacağından dolayı moleküller ilk olarak gaz veya sıvı halde bulunup daha sonra ortam koşullarıyla birleşip veya ayrılarak katı veya sıvı veya gaz halinde bulunabilirler.

Bunları daha önce yazdım ama olsun:

1 birim sıcaklıkta
1 birim basınçta
1 birim onda
1 birim şunda bütün elementlerin atomları ne durumda?

Hepsi gaz mı?

Yoksa hepsi katı veya sıvı mı?

Yoksa hepsinde ayrı ayrı mı?

Cern'de çarpıştırılan atomlar ne halde?

cemy:
Aynı anda madde öyle bir sıcaklıkta (kritik sıcaklıkta mesela) 3 halde de olabilir...

Buharlaşma her sıcaklıkta oluyorsa buhar yani gaz fazı vardır...

Basınç, sıcaklık, çekim kuvvetleri, ortam vs nedenleri olabilir...

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa