Atomu Kim Parçaladı?

(1/2) > >>

tiplit:
Başlık sorusu belki biraz tuhaf oldu. Ama merak ediyorum;
İlk defa atomun parçalanıp ortaya çok muazzam bir enerji çıkacağını kim nasıl ne zaman keşf etti?

ferrum:
Einstein, 1905 yılında E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açığa çıkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuştu. Daha sonra 1930 yılında bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diğerleri tarafından doğrulandı. Dünyadaki insan yapısı ilk nükleer reaktör 1942 yılında Enrico Fermi’nin yürüttüğü bir proje sonucunda Amerika Birleşik Devletleri' nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.

Ancak, dünyadaki ilk nükleer reaktörün ortaya çıkışı milyonlarca yıl öncesine dayanmaktadır. Afrika'da Oklo, Gabon’daki bir uranyum madeninde, yeraltı sularının da maden içinde bulunması nedeniyle doğal bir nükleer reaktör oluştuğu ve binlerce yıl ısı ürettiği son yıllarda ortaya çıkarılmıştır.

Her iki reaktör de fisyonu kullanarak ısı üretmiş fakat hiçbiri elektrik üretmemiştir.

Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç santralı Shippingport, Pennsylvania'da (ABD) kurulmuş ve 1957'de işletmeye girmiştir. Fisyon kullanılarak üretilen ilk elektrik ise, Aralık 1951'de Arco, Idaho’daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiştir.

(kaynak:Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Kayıt Olunuz Ya da Giriş Yapınızhttp://www.taek.gov.tr/ogrenci/bolum1_03.html
)

tiplit:
Her zerre içinde bir güneş taşır,
Zerre ağzını açarda güneş çıkarsa o pusudan
Ortalık tuz buz olur ışıltısından.
Zerreyi ortadan kesseniz ortada bir güneş,
Etrafında güneşler görürsünüz...
                                                                         MEVLANA

Bu satırları MEVLANA Celaleddin Rumî yüz yıllar önce yazmış.
Sormak lazım acaba Atom parçalanınca ortaya çıkanı nasıl görmüş?
Biz daha henüz atomu bile göremedik.

Kimyacılardan yorum bekliyorum.

ferrum:
işe o taraftan bakarsak üstad Cabir Bin Hayyan' da atomun parçalanmasının muhteşem bir enerji açığa çıkaracağını ifade etmiştir. tabi ki bu bahsettiğimiz kişiler; ilahi aşk ile yanıp ilimi gerçek anlamda araştırmış gönül gözü açık olan kişiler.

"Saat, nitrik asit, sıfır ve cebirin mucidi olan Horasanlı Câbir, mesafe ve mekanın tanımını 8. yy.da yapmıştı. Câbir'in en önemli bulgusu da zamanında bir mekan gibi lineer bir çizgisi olduğunu bulmasıydı. Câbir'in bulgusunu bu yüzyılın başında Minkowski ele aldı. Lorenz değiştirgeç formülüyle birleştirdi ve Einstein teorisine girdi. Böylece zamanın ayrı bir şey değil , mekan gibi boyutları olduğu anlaşıldı.
Câbir bin Hayyân , maddelerin atomik yapısını gösteren tespitler yaparak , reaksiyonlarda belirli kütlelerin belirli kütlelerle reaksiyona girdiğini söyledi. Atom hakkında , ancak asırlar sonra anlaşılabilecek şu sözleri söyledi: "maddenin en küçük parçası olan "el-cüz'ü la yetecezza" da yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin söylediği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. Atom parçalanabilir. Parçalanınca da öyle büyük bir güç oluşur ki bir anda Bağdat'ın altını üstüne getirebilir. Bu , Allahü tealanın kudret nişanıdır.""

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Kayıt Olunuz Ya da Giriş Yapınızhttp://www.kimyaturk.net/index.php/topic,7502.msg18916.html#msg18916

tiplit:
Gerçekte amacım da buydu. Müslüman bilginler hemen her konuda bilgi sahibi olmuşlar. Buluşları yapmışlar, ama sonrasında gelen kuşaklar bu değerlendirip kullanamamışlar. Şimdi en sağlıklı bilgileri!!!!!!!!!!  gayri müslimlerden alıyoruz. Bu gerçekten çok acı...
El yazması eserlerde kimbilir daha neler var. Biraz araştırmak lazım gerek. Ben işin tıp kısmına bakıyorum birileri de KİMYA kısmına baksın isterim... Ne Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Kayıt Olunuz Ya da Giriş Yapınızwww.kimyaturk.net
üyeleri olmasın...
İstanbul da oturan-okuyanlar bu işe bir el atıp el yazması eserleri bu siteye bir şekilde ulaştırabilir. Kimyanın belki de bilinmeyen bir çok yüzünü görmüş oluruz. Kimya tarihini yeniden yazmak gerek gibi...

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa